DOĞUM TRAVMASI VE TASARIM CANAVARINA DÖNÜŞÜM

Author :  

Year-Number: 2019-35
Language : null
Konu : Sanat
Number of pages: 293-301
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

İsviçre’de dünyaya gelmis olan Hans Rudolph Giger plastik sanatlar ve sinema tarihinin harika çocuğu olarak adını tarihe yazmış bir sanatçıdır. Herşeyden önce iyi bir ressam, harika bir tasarımcı ve sıradışı bir heykeltıraş olan Giger’in doğuştan – hatta doğum öncesinden– gelen kendine has biyomekanik tarzı seyircisini genel olarak şaşırtmıştır. Sanatçı, sadece plastik sanatlar ve sinema ile sınırlı kalmayan meraklı mizacı sayesinde, doğum öncesi dönem ve bu dönemin öncesinde gelişen cinsel birlikteliğe kadarki eylemler zinciri üzerine ciddi psikolojik araştırmalar yapmış ve önemli saptamalarda bulunmuştur. Kendi kabuslarının ve rahatsız edici fantezilerin kaynağını ararken, biyolojik doğum travmasının olağanüstü psikolojik önemini keşfetmiştir. Giger insanın doğum öncesinde yaşamak zorunda kaldığı bir takım deneyimlerin insan bilinç altını derinden şekillendirdiğini iddia etmiş ve kendisinin de bu duruma maruz kaldığını belirtmiştir. Sanatçı; doğum, ölüm, cinsellik, teknoloji ve endüstrileşmenin yaratacağı tahribat üzerine çalışmalarını sürdürmüştür. Bu araştırma tarihsel yöntem tekniği kullanılarak oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı; Giger’in tasarımlarının ortaya çıkmasını sağlayan durumları tespit etmektir.

Keywords

Abstract

Hans Rudolph Giger, who was born in Switzerland, is an artist who has written his name in the history of plastic arts and cinema as a wonderful child. Above all, he was surprised to his viewer by the innate -even since the prenatal- biomechanical style of Giger, who was a great painter, a great designer and an extraordinary sculptor. The artist, thanks to his curious temperament not limited to only plastic arts and cinema, he made serious psychological researches and made important determinations about the chain of actions that occurred until the sexual intercourse that occurred before and during the prenatal period. While discovering the source of his own nightmares and disturbing fantasies, he discovered the extraordinary psychological significance of biological birth trauma. Giger claimed that a number of experiences that people had to live before birth had deeply shaped human subconscious and that he had been exposed to this situation. The artist has continued her work on birth, death, sexuality, the destruction of technology and industrialization. This research was conducted by using historical method technique. The aim of the study was to identify the situations that led to the emergence of Giger's designs.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics