ISSN:2149-0821

ERKEN DÖNEM İSLÂMİ DÖNEM DESTANLARINDAN DÂNİŞMENDNÂME’NİN ANLATI YAPISI


İslami dönem Türk destanları başlangıçta sözlü gelenekte teşekkül etmiş daha sonra yazıya geçirilmiştir. X-XIII. yüzyıldan başlayarak Battal-nâme, Dânişmendnâme ve Saltıknâme gibi destansı eserler böylece ortaya çıkmıştır. Bu eserler Batı Türkçesinin edebî dil olarak şekillenmesine zemin hazırlamışlardır denilebilir. Bu anlatılar çoğu zaman gerçek bir olaydan hareketle ortaya çıkmış halk muhayyilesinin bir ürünüdür. Genellikle bir devlet büyüğünün isteği üzerine üst tabakadan bir görevli tarafından yazıya geçirildiği görülmektedir. İslami dönem destanları sözlü aktarım süreci içerisinde bir teşekkül evresi geçirirler. Sözlü kültür ortamından yazılı kültür ortamına belli bir yapı içinde aktarılırlar. Bu eserler destanla hikâye arasında geçiş dönemi ürünleri olarak da düşünülebilir. Sözlü teşekkül evresinden sonra Anadolu sahasında ortaya çıkan yazılı ürünlerin ilklerinden biri de Dânişmendnâme’dir. Bu çalışmada amaç Dânişmendnâme’nin sözlü kültürden yazılı kültür ortamına aktarımındaki anlatı yapısını örneklerle ortaya koymaya çalışılacaktır. Bu destan kurgusal olmakla birlikte içeriğinde birçok tarihî unsurları da barındırdığı söylenebilir. Çalışmada Dânişmendnâme’nin yazıcısı Arif Ali’nin yazmasından istinsah edilen nüsha esas alınmıştır. Eser, sözlü kültürde ayrı ayrı anlatılar halindeyken yazıcının biçimlendirmesiyle bir üst anlatı haline dönüşmüştür. Yazıcı anlatıları yazıya aktarırken belirli bir düzen ve zaman sırası gözetir.


Keywords


Dânişmendnâme, yazıcı, sözlü kültür, yazılı kültür, anlatı yapısı

Author: Salih GÜLERER
Number of pages: 303-319
DOI: http://dx.doi.org/10.16990/SOBIDER.5034
Full text:
Share:
The Journal of Social Sciences
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.