Bu çalışma, takma adlı (pseudonymous) kullanıcı katkılarına dayalı uzun soluklu bir Türkçe çevrimiçi platform olan Ekşi Sözlük’te anonimliğin ifade özgürlüğü ve toksik söylem üzerindeki ikili etkisini incelemektedir. Çevrimiçi disinhibisyon etkisi ve dijital kamusal alan kuramlarından hareketle, araştırma 2025 yılında en yüksek etkileşim alan beş başlığa (Bolu Kartalkaya otel yangını, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması, İstanbul depremi, Galatasaray’ın lig şampiyonluğu ve Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti) tematik içerik analizi uygulamaktadır. Bu başlıklar, doğal afetler, siyasi krizler, spor başarıları ve bireysel trajediler gibi farklı toplumsal bağlamları temsil etmektedir. Bulgular, anonimliğin bağlama duyarlı bir çift yönlülüğe sahip olduğunu göstermektedir. Kutuplaşma potansiyeli düşük olaylarda (örneğin deprem ve spor başlıkları), anonimlik ağırlıklı olarak yararlı disinhibisyonu teşvik etmekte; gerçek zamanlı bilgi paylaşımı, kolektif dayanışma, yapıcı eleştiri ve alternatif gündem oluşturma gibi özgürleştirici pratikleri mümkün kılmaktadır. Buna karşılık, siyasi olarak veya travmatik bağlamlarda toksik disinhibisyon belirginleşmekte; küfür, nefret söylemi, komplo teorileri ve şiddet çağrıları gibi unsurlar toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Sonuçlar, kısıtlayıcı sosyo-politik koşullarda anonimliğin ifade özgürlüğünü koruma işlevini doğrulamakta, ancak aynı zamanda nezaket ve empati mekanizmalarını zayıflatma riskini vurgulamaktadır. Çalışma, uluslararası anonimlik tartışmalarını Türkiye’nin özgün dijital kültürü bağlamında yerelleştirerek dijital iletişim literatürüne katkı sunmayı hedeflemektedir.
This study examines the effects of anonymity on freedom of expression and toxic discourse in Ekşi Sözlük, a longstanding Turkish online platform known for pseudonymous user contributions. Grounded in theories of online disinhibition and digital public spheres, the research uses thematic content analysis of user entries from five high-engagement topics in 2025: the Bolu Kartalkaya hotel fire, Ekrem İmamoğlu’s detention, the Istanbul earthquake, Galatasaray’s league championship, and the Mattia Ahmet Minguzzi murder. These topics span natural disasters, political crises, sports triumphs, and personal tragedies. Findings show context-sensitive effects of anonymity. In non-polarizing events (e.g., the earthquake and sports topics), anonymity primarily fosters benign disinhibition, enabling real-time information sharing, collective solidarity, constructive criticism, and alternative agenda-setting. By contrast, politically charged or traumatic contexts amplify toxic disinhibition, manifesting as profanity, hate speech, conspiracy theories, and calls for violence, thereby exacerbating societal polarization. The results affirm anonymity’s role in safeguarding expressive freedoms under restrictive socio-political conditions while also revealing its potential to undermine civility and empathy. The study contributes to digital communication scholarship by contextualizing international debates on anonymity within Türkiye’s digital culture and advocating nuanced moderation approaches that balance democratic participation with harm mitigation.