Bu çalışma, Mustafa Kemal Atatürk’ün aile ve kadın anlayışını, söylemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen hukuki ve toplumsal düzenlemeler çerçevesinde incelemektedir. Atatürk, aileyi toplumun temel dayanağı olarak görmüş ve aile yapısının güçlenmesini çağdaş ve güçlü bir devletin kurulmasının önemli şartlarından biri olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşımda kadının konumu, yalnızca aile içi rollerle sınırlı tutulmamış, toplumsal düzenin sağlanması ve devlet yapısının güçlenmesiyle doğrudan ilişkili bir unsur olarak ele alınmıştır. Kadının eğitimli, bilinçli ve toplumsal hayatta etkin bireyler olarak yetişmesi, Atatürk’ün çağdaşlaşma anlayışının temel unsurları arasında yer almıştır. Çalışmada, Atatürk’ün söylev ve demeçlerinde kadına yüklediği anlam ele alınmakta, kadının aile, toplum ve devlet arasındaki ilişkilerde üstlendiği rol değerlendirilmektedir. Cumhuriyet döneminde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukuku laik esaslara dayandırılmış, kadın ve erkek aile içinde eşit haklara sahip bireyler olarak kabul edilmiştir. Bunun yanında kadınlara eğitim, çalışma ve siyasal alanda tanınan haklar, kadının toplumsal hayatta daha etkin bir konuma ulaşmasını sağlamıştır. Araştırma, Atatürk’ün kadın ve aileye ilişkin görüşleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında hayata geçirilen uygulamalar arasındaki uyumu ortaya koymayı amaçlamaktadır.
This study examines Mustafa Kemal Atatürk's understanding of family and women within the framework of his statements and the legal and social reforms implemented in the early years of the Republic. Atatürk viewed the family as the fundamental pillar of society and considered the strengthening of the family structure to be one of the important conditions for establishing a modern and powerful state. In this approach, the position of women was not limited solely to roles within the family, but was addressed as an element directly related to the establishment of social order and the strengthening of the state structure. The development of women as educated, conscious, and active individuals in social life was among the fundamental elements of Atatürk's understanding of modernization. The study examines the meaning Atatürk attributed to women in his speeches and statements and evaluates the role women assumed in the relationships between family, society, and state. With the Turkish Civil Code adopted during the Republican era, family law was based on secular principles, and women and men were recognized as individuals with equal rights within the family. In addition, the rights granted to women in the fields of education, work, and politics enabled women to achieve a more effective position in social life. The research aims to reveal the harmony between Atatürk's views on women and the family and the practices implemented in the early years of the Republic.