Bu çalışmada, Cumhuriyet’in ilânıyla birlikte gerçekleşen kültürel değişimin “kadın kimliği” üzerinden nasıl şekillendiğinin erken Cumhuriyet dönemi edebî metinleri aracılığıyla incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada, öncelikle modernleşme süreci, Tanzimat ve Meşrutiyet çizgisiyle yaşanan dönüşümler ele alınmış ve erken Cumhuriyet dönemi ile birlikte kadın özelinde meydana gelen yeniliklere kısaca değinilmiştir. Bu tarihsel çerçeveden hareketle, inceleme nesnesi, Gülsüm Niyazi’nin 1925 yılında yayımlanan ve bilinen tek eseri olan Son Basamak adlı kitabındaki beş hikâye olarak belirlenmiştir. Yöntem olarak nitel araştırma deseni ile doküman incelemesi ve içerik analizi kullanılmıştır. Sonrasında bulgular ve yorum bölümüne geçilmiş, hikâyeler kitaptaki kronolojiye göre ele alınarak metinlerden hareketle kadınların kamusal görünürlükleri, eğitim ve çalışma hayatına katılımları, entelektüel alan, beden algısı, evlilik ve ilişki içi roller bağlamında metin merkezli olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada, erken Cumhuriyet döneminde kadın kimliğinin kamusal görünürlük kazanmasına rağmen metinler aracılığıyla bu görünürlüğün çoğunlukla geleneksel normlar ve toplumsal beklentilerle sınırlandırıldığı sonucuna varılmıştır.
This study aims to examine how the cultural change that occurred with the proclamation of the Republic was shaped through “female identity” by means of literary texts from the Early Republican period. In the study, first, the modernization process is addressed through the transformations experienced along the Tanzimat and Constitutional Monarchy line, and the innovations that emerged specifically with regard to women together with the Early Republican period are briefly mentioned. Based on this historical framework, the object of analysis is determined as the five short stories included in Son Basamak, the only known work of Gülsüm Niyazi, published in 1925. As a method, a qualitative research design along with document analysis and content analysis is employed. Subsequently, the findings and discussion section is addressed, and the stories are examined according to the chronology of the book; based on the texts, women’s public visibility, their participation in education and working life, the intellectual sphere, body perception, and roles within marriage and interpersonal relationships are evaluated in a text-centered manner. In the study, it is concluded that although female identity gained public visibility in the Early Republican period, this visibility was largely limited through texts by traditional norms and social expectations.