Türkiye’de terörle mücadele politikaları uzun yıllar ağırlıklı olarak güvenlik odaklı yaklaşımlar çerçevesinde şekillenmiş, zamanla toplumsal boyutu da içeren daha bütüncül uygulamalar önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, toplum destekli polislik uygulamalarının terörle mücadele politikalarındaki rolünü katılımcı yönetişim perspektifinden Hakkâri ili örneğinde incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; veriler resmî kurum açıklamaları, faaliyet raporları ve emniyet duyurularından elde edilerek doküman analizi ve betimsel analiz yaklaşımıyla değerlendirilmiştir. Bulgular, toplum destekli polislik faaliyetlerinin güvenlik birimleri ile toplum arasındaki iletişimi güçlendirdiğini, önleyici güvenlik anlayışını desteklediğini ve yerel düzeyde güvenlik algısına katkı sunduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, bu uygulamaların terörle mücadelede tek başına belirleyici olmadığı; güvenlik politikalarının sosyal boyutunu tamamlayan ve çok aktörlü yönetişim anlayışını destekleyen bir mekanizma olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Counter-terrorism policies in Türkiye were predominantly shaped by security-oriented approaches for many years; however, over time, more comprehensive practices incorporating the social dimension have gained importance. This study aims to examine the role of community policing practices in counter-terrorism policies from the perspective of participatory governance through the case of Hakkâri Province. A qualitative research method was adopted, and the data were obtained from official institutional statements, activity reports, and police announcements. The data were analyzed using document analysis and the descriptive analysis approach. The findings indicate that community policing practices strengthen communication between security units and society, support a preventive approach to security, and contribute to the perception of security at the local level. However, these practices are not a decisive factor in counter-terrorism on their own; rather, they should be regarded as a complementary mechanism supporting the social dimension of security policies and a multi-actor governance approach.
Governance, Participation, Counter-Terrorism, Community Policing, Hakkâri