JACQUES LACAN'IN PSİKANALİTİK SÖYLEMLERİ BAĞLAMINDA LUIS BUNUEL'İN SÜRREEL SİNEMASI ÜZERİNE BİR İNCELEME

Author :  

Year-Number: 2019-38
Language : null
Konu : Sinema
Number of pages: 276-290
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Psikanalizin önemli ismi Jacques Lacan felsefeyi psikanaliz ile sıklıkla ilişkilendirmiş, bireyin gerçekle ile olan ilişkisini açıklamada bilinçdışının vazgeçilmezliği vurgulamıştır. İletişimi başarılı bir yanlış anlama şeklinde yorumlayan Lacan, söylenenden çok söylenmeyen ile ilgilenmiş ve insanın yalnızca davranışlarının incelenmesini yetersiz bulmuştur. İspanyol yönetmen Luis Bunuel de geleneksel sinemanın doğrusal anlatımı ve rasyonel ilişkilendirmelerine her zaman soğuk bakmış, insanı anlamada her türlü belirginliğin dışına çıkılması gerektiğine inanmıştır. Rasyonel değerlendirmeleri aydınlatıcı olmaktan fazlasıyla uzak bulan yönetmen sürrealizmi tercih etmiştir. Lacan’ın çalışmaları bilinçdışının bir dil gibi yapılandığını bu yüzden çözümlenemez bir karanlık değil kişiyi bütünüyle içinde barındıran bir bulmacaya benzediğini ortaya koymaya yöneliktir. Lacan’ın düşüncesine yakın bir biçimde perdeye bunun ipuçlarını serpiştiren Bunuel bize insana dair daima birden fazla seçenek sunmuş, hiçbir zaman belirgin formüllere oturan öykülerle ilgilenmemiştir. Lacan’ın insanı bilinçdışında aramasıyla Bunuel’in sinemasında kişi ve olayların zaman, mekan bağlamında rasyonel bir dizgiye oturmaması önemli bir paralellik içermektedir. Bu makale psikanaliz ve sinema bağlamında disiplinlerarası bu ilişkilendirmeyi ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Keywords

Abstract

Famous psychoanalyst Jacques Lacan had often associated philosophy with psychoanalysis, and emphasized the indispensability of the unconscious in explaining the individual's relationship with reality. Lacan, who interpreted the communication as a successful misunderstanding, was more interested in what was not said and considered studying only human behavior to be an insufficient effort. Spanish filmmaker Luis Bunuel had also taken a dim view of the linear expression of traditional cinema and its rational relations, and believed that it is necessary to go beyond all kinds of clarity in understanding humanity. Finding rational evaluations to be quite far from being illuminating, the director preferred surrealism. Lacan's works are directed at revealing that the unconscious is structured like a language, and therefore it is not an insoluble darkness, but resembles a puzzle containing the person in its entirety. Weaving its clues to the screen in a way that is close to the ideas of Lacan, Bunuel has always given us more than a single choice regarding humanity, and has never shown stories evolving within the framework of specific formulas. Jacques Lacan's search for humanity in the unconscious shows considerable parallelism with the fact that people and events do not fit into a rational composition in the context of time and place in Bunuel's cinema.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics