ÇAĞDAŞ EPİSTEMOLOJİDE GETTİER PROBLEMİ

Author:

Year-Number: 2023-66
Yayımlanma Tarihi: 2023-10-05 17:43:58.0
Language : Türkçe
Konu : Felsefe
Number of pages: 735-745
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

İlk insandan ilk medeniyetlere, günümüze ve gelecek yüzyıllara değin hiçbir zaman  insanoğlunun, bilmeye ve öğrenmeye olan merakı ve bu yolda harcadığı çabası hiç bitmemiş ve  bitmeyecektir. Zaten “felsefe” de bu demek değil midir? Yunanca da filo-sofia yani bilgelik, hikmet  kelimelerinden türetilmiş, bilgelik sevgisidir. Filozof da hakikatin bilgisini arayıp bulmaya çalışan ve  bu bilgiyi seven kişidir. Felsefe ve filozof hiçbir zaman bu hakikatin peşinden ayrılmamış ve hiçbir  zamanda durağan kalmamıştır. Felsefenin sacayaklarından birisi olan epistemoloji yani bilgi felsefesi  de felsefe tarihinde hiçbir zaman durağan olmamıştır. Doğa filozoflarından, Sofistlere, Sokrates’ten  Platon’a İlkçağdan, Ortaçağa, Yeniçağdan, Çağdaş döneme hep bir arayış ve sorgulama hali olmuştur.  Hakikatin bilgisini bulmak ve onu elde etmeye çalışmak her filozofun kaygısı ve gayesi olmuştur. Bunu  ilk defa sistemli olarak yapan kişide Sokrates’in öğrencisi Platon’dur. Hemen hemen bütün eserlerinde  bu arayışı ve sorgulamayı hocası Sokrates üzerinden yapmıştır. Ancak, bilgi nedir? Sorusunu açık ve  net bir şekilde Theaetetos diyalogunda görmekteyiz. Platon’un özellikle Theaetetos diyalogunun  sonunda bilginin tanımı ve konusu üzerine ileri sürdüğü “ bilgi; gerekçelendirilmiş doğru inanç” tanımı  geleneksel epistemoloji adıyla çağdaş epistemolojinin bilgi konusundaki en temel tartışmaların zeminini  oluşturmuştur. 1963’te Edmund L. Gettier tarafından kaleme alınan üç sayfalık “ Is Justified True Belief  Knowledge? Adlı makalesi geleneksel bilgi tanımına karşı yazılmış ve yazarın bile tahmin edemeyeceği  ölçüde büyük bir etki yaratmıştır. Gettier bu makalesinde” doğru bir inanç gerekçelendirilmiş ve hatta  rasyonel hale getirilmiş olsa bile şans unsurunu dışarı da bırakmaya yetmeyeceğini ileri sürer.

Keywords

Abstract

From the first human to the first civilizations, to the present and to the next centuries, the curiosity of  human beings to know and learn and their efforts on this path have never ceased and will never end.  Isn't that what "philosophy" means anyway? It is the love of wisdom, derived from the Greek words  filo-sofia, meaning wisdom, wisdom. A philosopher is a person who seeks and tries to find the  knowledge of truth and loves this knowledge. Philosophy and the philosopher have never left the pursuit of this truth and have never remained stagnant. Epistemology, that is, epistemology, which is one of the  pillars of philosophy, has never been static in the history of philosophy. From the natural philosophers  to the Sophists, from Socrates to Plato, from the Ancient Age to the Middle Ages, from the New Age to  the Contemporary period, there has always been a state of search and questioning. Finding the  knowledge of the truth and trying to obtain it has been the concern and goal of every philosopher. The 
person who did this systematically for the first time was Plato, a student of Socrates. In almost all of his  works, he made this search and questioning through his teacher Socrates. However, what is knowledge?  We see his question clearly and clearly in the dialogue of Theaetetus. The "knowledge" that Plato put  forward on the definition and subject of knowledge, especially at the end of the Theaetetus dialogue;  The definition of “justified true belief” has formed the basis of the most basic debates on knowledge in contemporary epistemology under the name of traditional epistemology. The three-page “Is Justified  True Belief Knowledge?” written by Edmund L. Gettier in 1963. His article was written against the  traditional definition of knowledge and had an impact that even the author could not imagine. In this  article, Gettier claims that even if a true belief is justified and even rationalized, it is not enough to leave  out the element of chance. Based on both Plato's Theatetos dialogue and Gettier's three-page article, our  study aims to evaluate which questions were answered about the definition of knowledge and which 
questions it brought with it.  

Keywords