Bu çalışma, Edward Bond'un Lear (1971) adlı tiyatro oyununda kiplik ve trajik hata (hamartia) arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Lear'in söylemlerini kullandığı kiplik ve kipliğe bağlılığı açısından analiz ederek, kiplik kullanımı ile trajik hata arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Lear’in trajik hatanın hangi safhasında ne tür kiplik kullanıldığını inceleyerek kiplik ve trajik hatanın iç içe geçmiş doğasına vurgu yapmaktadır. Buna bağlı olarak, kiplik kullanımda kipliğe bağlılığının derecesi irdelenerek, kipliğin trajik hatayı nasıl yansıttığı da ortaya konulmaktadır. Seçilen diyaloglar, trajik hatanın farklı yönlerine ışık tutmaktadır. Lear’deki trajik hata üç aşamaya ayrılmaktadır: kibir, çöküş ve sonuç. Bu durum, Lear’in ruh haline bağlı olarak değişen kiplik kullanımındaki farklılıkları da vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, kiplik ile trajik hata arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için analizde Simpson'ın (1993) kiplik algısı ve Stinton'un (1975) trajik hata yorumu kullanılmıştır. Analizler, Lear’in çoğunlukla trajik hatanın seyrini yansıtan duygu/irade ve bilgi kiplikleri’ni kullandığını ortaya koymuştur.
This study scrutinises the relationship between modality and hamartia in Edward Bond’s Lear (1971). Analysing Lear’s utterances aims to reveal the relation between modal use and hamartia. The study highlights the intertwined nature of modality and hamartia by examining what type of modality is used in which stage of hamartia, and the strength of modal commitment in modal use. The extracts provide examples of the stages of hamartia, divided into hubris, downfall, and aftermath, and highlight Lear’s differing modal use depending on the situation. The study incorporates Simpson’s (1993) perception of modality and Stinton’s (1975) interpretation of hamartia in the analysis to decipher the relationship between modality and hamartia. It has been observed that Lear primarily uses boulomaic and epistemic modalities, reflecting his journey through his hamartia.