Günümüzde bireylere dayatılan güzellik algısı, medya, reklamcılık ve sosyal medya platformları aracılığıyla şekillendirilmekte, standartlaştırılmakta ve tüketim kültürüne entegre edilmektedir. Özellikle fiziksel güzellik, popüler kültür ve teknoloji aracılığıyla ulaşılması gereken bir ideal olarak sunulmakta, bu da bireylerin beden algısını etkileyerek özgüven eksikliğine ve hatta psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Güzellik normlarının homojenleştirilmesi, estetik müdahalelerin ve kozmetik ürün tüketiminin artışına katkıda bulunarak bireyleri sürekli bir kendini iyileştirme arayışına yönlendirmektedir. Baudrillard’ın felsefesinde güzellik, simülasyon ve tüketim toplumu, gerçeklikten kopmuş simülasyonlar aracılığıyla yeniden üretilen kavramlar olarak ele alınır. Güzellik, simgelerle temsil edilen yüzeysel bir değer haline gelirken, tüketim toplumu simülasyonlar sayesinde bu “ideal” görüntüleri sürekli talep eder ve tüketir; böylece gerçeklik yerini hipergerçekliğe bırakır. Bu çalışmada Uglies filmi üzerinden güzellik algısının bireylerde yarattığı etki Baudrillard perspektifinden ele alınacaktır.
In contemporary society, beauty standards imposed on individuals are shaped, standardized, and integrated into consumer culture through media, advertising, and social media platforms. Physical beauty, in particular, is presented as an ideal to be attained through popular culture and technology, which in turn impacts individuals' body image, leading to self-esteem issues and even psychological problems. The homogenization of beauty norms contributes to the increase in aesthetic interventions and the consumption of cosmetic products, pushing individuals into a perpetual quest for self-improvement. In Baudrillard’s philosophy, beauty, simulation, and consumer society are concepts reproduced through simulations disconnected from reality. Beauty has become a superficial value represented by symbols, while the consumer society, driven by simulations, continually demands and consumes these "ideal" images, ultimately replacing reality with hyperreality. This study examines the impact of beauty standards on individuals through the lens of Baudrillard's perspective, using the film Uglies as a case study.